Sosyal Hizmet ve Sağlık Çalışanları Sendikası (Sosyal Sağlık Sen), çalışanların ruh sağlığının korunmasını ve psikososyal risklerin önlenmesini hedefleyen önemli bir projeyi kamuoyuyla paylaştı. "İşyeri Psikoloğu Uygulaması Projesi" adıyla hazırlanan çalışma, iş sağlığı ve güvenliği anlayışına yeni bir bakış açısı kazandırmayı amaçlıyor.
Sendika tarafından hazırlanan projede, günümüz çalışma hayatında fiziksel risklerin yanında psikolojik risklerin de çalışanların yaşamını doğrudan etkilediğine dikkat çekiliyor. Özellikle sağlık ve sosyal hizmet alanlarında görev yapan çalışanların yoğun iş yükü, nöbet sistemi, şiddet olayları, mobbing, ağır sorumluluk ve tükenmişlik gibi nedenlerle ciddi psikolojik baskı altında görev yaptığı vurgulanıyor.
Projede, işyerlerinde uzun yıllardır işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı uygulamalarının bulunduğu ancak çalışanların ruh sağlığını koruyacak sürekli ve kurumsal bir psikolojik destek mekanizmasının henüz oluşturulamadığı ifade ediliyor.
Bu kapsamda Sosyal Sağlık Sen, belirli çalışan sayısının üzerindeki kamu kurumları ile özel sektör işyerlerinde "İşyeri Psikoloğu" istihdam edilmesini öneriyor.
Hazırlanan model, yalnızca psikolojik destek sunmayı değil; psikososyal risklerin önceden tespit edilmesini, çalışan memnuniyetinin artırılmasını, iş kazalarının azaltılmasını ve kurumların hizmet kalitesinin yükseltilmesini de hedefliyor.
Sosyal Sağlık Sen, çalışanların ruh sağlığını korumanın artık bir tercih değil, çağdaş çalışma hayatının temel gerekliliklerinden biri olduğunu belirterek, projenin ilgili bakanlıklar ve kamu kurumları tarafından değerlendirilmesini beklediklerini ifade etti.
Sosyal Sağlık Sen tarafından hazırlanan "İşyeri Psikoloğu Uygulaması Projesi", iş kazalarının yalnızca fiziksel nedenlerden kaynaklanmadığını, psikolojik yüklerin de önemli bir risk oluşturduğunu ortaya koyuyor.
Çalışanlarda giderek artan tükenmişlik sendromu, anksiyete, depresyon, mobbing, şiddet olayları ve kronik stres; dikkat dağınıklığına, karar verme süreçlerinin zayıflamasına ve hata oranlarının yükselmesine neden oluyor.
Sendikanın hazırladığı çalışmada, psikososyal risklerin azaltılmasının iş kazalarının önlenmesi açısından önemli katkılar sağlayacağı belirtiliyor.
Proje kapsamında görev yapacak işyeri psikologları; bireysel görüşmeler, risk analizleri, kriz yönetimi, travma sonrası destek ve tükenmişlik değerlendirmeleriyle çalışanların psikolojik dayanıklılığını güçlendirecek.
Sosyal Sağlık Sen'e göre çalışanın ruh sağlığına yapılan yatırım, aynı zamanda kurumun güvenliğine, verimliliğine ve hizmet kalitesine yapılan yatırımdır.
Modern çalışma hayatında en büyük sorunlardan biri haline gelen tükenmişlik sendromu, özellikle sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarını derinden etkiliyor.
Sosyal Sağlık Sen tarafından hazırlanan İşyeri Psikoloğu Uygulaması Projesi, çalışanların yaşadığı psikolojik yıpranmayı önleyici bir model sunuyor.
Projeye göre işyeri psikologları; düzenli psikolojik görüşmeler gerçekleştirecek, stres yönetimi eğitimleri verecek, mobbing süreçlerinde danışmanlık sağlayacak, yöneticilere rehberlik edecek ve kurumların psikososyal risk haritalarını oluşturacak.
Sendika, çalışanların sorunları büyümeden profesyonel destek alabilmesinin hem bireysel hem de kurumsal açıdan önemli kazanımlar sağlayacağını vurguluyor.
Hazırlanan model, tedavi odaklı değil; koruyucu ve önleyici bir iş sağlığı anlayışını esas alıyor.
Sosyal Sağlık Sen'in hazırladığı projeye göre, işyeri psikoloğu uygulaması ilk bakışta yeni bir personel maliyeti gibi görünse de uzun vadede kamu bütçesine önemli katkılar sağlayacak.
Projede; psikolojik destek hizmetlerinin yaygınlaşmasıyla rapor kullanımının azalacağı, iş gücü kayıplarının düşeceği, personel devir hızının yavaşlayacağı ve iş kazalarının azalacağı öngörülüyor.
Bunun yanında çalışan memnuniyetinin artmasıyla kurumsal bağlılığın güçleneceği, hizmet kalitesinin yükseleceği ve vatandaş memnuniyetinin olumlu yönde etkileneceği belirtiliyor.
Sosyal Sağlık Sen, çalışanların ruh sağlığını korumanın yalnızca sosyal bir yatırım değil, aynı zamanda ekonomik açıdan da sürdürülebilir bir kamu politikası olduğunu ifade ediyor.
Sosyal Sağlık Sen tarafından hazırlanan proje, işyeri psikoloğu uygulamasının nasıl hayata geçirileceğine ilişkin somut bir model de ortaya koyuyor.
Öneriye göre; 250 personele kadar olan işyerlerinde ortak psikolog görevlendirilmesi, 250 ile 1000 personel arasında tam zamanlı bir işyeri psikoloğu istihdam edilmesi, 1000'in üzerindeki kurumlarda ise psikologlardan oluşan ekiplerin kurulması planlanıyor.
İşyeri psikologları; bireysel danışmanlık, kriz yönetimi, afet sonrası psikolojik destek, şiddet mağdurlarına destek, yönetici danışmanlığı, kurumsal iklim analizi ve eğitim faaliyetlerini yürütecek.
Bu model sayesinde çalışanların ihtiyaç duydukları psikolojik desteğe hızlı, güvenilir ve kurumsal bir yapı içerisinde ulaşmaları hedefleniyor.
Sosyal Sağlık Sen tarafından hazırlanan "İşyeri Psikoloğu Uygulaması Projesi", çalışma hayatında yeni bir dönemin kapısını aralamayı hedefliyor.
Sendika, iş sağlığı kavramının yalnızca fiziksel güvenlikle sınırlı tutulamayacağını, çalışanların psikolojik iyilik hâlinin de aynı derecede korunması gerektiğini vurguluyor.
Proje; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu ve uluslararası çalışma standartlarıyla uyumlu bir yaklaşım ortaya koyuyor.
İlk etapta eğitim ve araştırma hastaneleri, şehir hastaneleri, il sağlık müdürlükleri ve büyük belediyelerde pilot uygulama yapılması önerilen proje, başarılı sonuçlar alınması halinde tüm kamu kurumlarına ve özel sektöre yaygınlaştırılabilecek bir model olarak değerlendiriliyor.
Sosyal Sağlık Sen, çalışanların ruh sağlığını merkeze alan bu yaklaşımın daha güvenli işyerleri, daha güçlü kurumlar ve daha kaliteli kamu hizmeti için önemli bir adım olacağını belirtiyor.